Harun Altın, 28 Şubat post-modern darbesinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, vesayet odaklarının millet iradesi karşısında nasıl diz çöktüğünü vurguladı.
Bem-Bir-Sen Van Şube Başkanı Harun Altın, 28 Şubat 1997'de gerçekleşen müdahalenin sadece bir hükümete değil, doğrudan milletin inanç ve değerlerine yapıldığını belirtti. Altın, o dönemde kamu çalışanlarının maruz kaldığı ayrımcılığın ve eğitim haklarının gasbedilmesinin toplumda derin yaralar açtığını ifade etti.
O günlerde yükselen "bu süreç 1000 yıl sürecek" iddialarının milletin kararlı duruşuyla boşa çıktığını hatırlatan Altın, şu değerlendirmede bulundu:
Yapılan açıklamada", 28 Şubat 1997 tarihinde gerçekleştirilen ve tarihe "post-modern darbe" olarak geçen süreç, milletimizin iradesine, inancına ve demokrasisine yönelmiş karanlık bir müdahaledir. O gün, sözde "1000 yıl sürecek" denilerek milletin iradesi küçümsenmiş, seçilmiş hükümetler baskı altına alınmış, kamu çalışanları inançları ve kimlikleri nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakılmıştır. İnsanlar sadece değerlerine bağlı kaldıkları için işlerinden, eğitim haklarından ve geleceklerinden mahrum edilmiştir.
28 Şubat, sadece bir siyasi müdahale değil; aynı zamanda milletin onuruna, özgürlüğüne ve geleceğine vurulmak istenen bir prangaydı. Vesayet odakları, milleti susturabileceklerini, iradesini gölgeleyebileceklerini düşündüler. Ancak unuttukları bir gerçek vardı: Bu millet, iradesine uzanan hiçbir eli asla kabul etmez ve er ya da geç demokrasiye sahip çıkar.
Bugün geldiğimiz noktada, milletimizin güçlü iradesi ve kararlı duruşu sayesinde vesayetçi anlayış tarihin karanlık raflarında yerini almıştır. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan demokrasi mücadelesi, "1000 yıl sürecek" denilen bu karanlık zihniyeti tarihin çöplüğüne göndermiştir. Milletin gücüne inanan bir liderlik anlayışı sayesinde, vesayet zincirleri birer birer kırılmış, millet iradesi yeniden devletin yegâne sahibi olmuştur.
Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu güçlü irade, sadece bir siyasi başarı değil; aynı zamanda milletimizin özgüveninin yeniden inşa edilmesidir. Dün susturulmak istenen millet, bugün kendi geleceğini kararlılıkla tayin eden bir güce dönüşmüştür. Dün korku ile yönetilmek istenen toplum, bugün demokrasiye daha güçlü sarılan bir bilinçle yoluna devam etmektedir.
Bizler çok iyi biliyoruz ki; demokrasi bir milletin onurudur, iradesi ise asla teslim alınamayacak en büyük gücüdür. 28 Şubat süreci bizlere göstermiştir ki, vesayet geçicidir, millet iradesi ise kalıcıdır. Karanlık hesaplar gelip geçer, ancak milletin kararlı duruşu daima galip gelir.
Bem-Bir-Sen olarak; dün olduğu gibi bugün de millet iradesinin yanında durmaya, demokrasiye, hukuka ve temel hak ve özgürlüklere sahip çıkmaya devam edeceğiz. Geçmişin karanlık izlerini unutmadan, geleceğimizi daha güçlü bir demokrasi üzerine inşa etmek için kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz.
Bu vesileyle, 28 Şubat sürecinde mağdur edilen tüm vatandaşlarımızı saygıyla anıyor; milletimizin iradesinin üzerinde hiçbir gücün olmadığını bir kez daha vurguluyoruz. Çünkü bu millet, kendi kaderini tayin edecek güce dün de sahipti, bugün de sahiptir ve yarın da sahip olmaya devam edecektir."