Menü Van Haber Siyaset Haberleri - Van'ın Buluşma Noktası - Siyasetin Nabzı, Güncel Van Haberleri, Son dakika Van Haberleri,
Tarih: 07.03.2026 11:41
Orta Doğu'daki savaşın Türkiye ve dünya ekonomisine yankıları gündemde

Orta Doğu'daki savaşın Türkiye ve dünya ekonomisine yankıları gündemde

Facebook Twitter Linked-in

ABD ile İsrail'in, İran'a yönelik saldırıları dünya genelinde özellikle akaryakıt fiyatlarında ciddi bir enflasyona yol açarken Türkiye özelinde ise ekonominin hem doğrudan hem de dolaylı yoldan etkileneceği faktörler bulunuyor.

Orta Doğu'da savaş çanları...

İsrail ve ABD'nin İran'a saldırısı sonrası başlayan savaşta bir hafta geride kaldı. 

İki tarafta saldırılarını hız kesmeden sürdürken savaşın ekonomik etkileri de sık sık gündeme geliyor. 

İngiliz merkezli BBC, savaşın ülkelerin ekonomilerine ilişkin bir analiz yayınladı. 

EKONOMİK ETKİLER TÜM ÜLKELERE YANSIYOR 

Savaşın askeri olarak Türkiye dahil birçok ülkeye sıçramaması öngörülürken ekonomik problemler ise kimseyi teğet geçemiyor. 

Savaşın ekonomik etkileri savaşın ne kadar süreceği ve ne sonuçlar doğurabileceği ile doğrudan ilişkiliyken tüm bunların birer belirsizlik olması bir panik havasına neden oluyor. 

 

PİYASALAR SALDIRIYA ÖNDEN HAZIRLANDI

ABD'nin İran'a yönelik bir saldırı gerçekleştirmesi bir süredir piyasaların gündemindeydi.

Özellikle son iki haftada petrol fiyatlarında gözlenen artış, savaş ihtimalinin yükselmesine ve Hürmüz Boğazı'nın kapanma riskine bağlanıyordu. 

GÜVENLİ LİMAN ARAYIŞI VE ENFLASYONİST BASKI BEKLENTİSİ

Piyasalar geleceğe dair beklentileri önemli ölçüde fiyatlasa ayrıntılar tam olarak bilinemediği için bir bütünleme sağlanamıyor. 

ABD'nin doğrudan taraf olduğu bir savaş, finansal piyasalarda belirsizlik ve risk iştahında azalma anlamına gelirken böyle dönemlerde güvenli liman arayışı ve enflasyonist baskı beklentisi gündeme geliyor. 

 

Belirsizlik arttığında normal şartlarda yatırımcıların ABD tahvillerine ve dolara yönelmesi beklenirken her savaşta aynı tablo yaşanmıyor. 

DOLAR ARTIK ESKİSİ KADAR GÜVENLİ BİR LİMAN OLMAYABİLİR

ABD'de son dönemde kurumlara dair tartışmalar ve uygulanan politikalarla ilgili belirsizlikler, doların güvenli liman özelliğinin bir miktar zayıfladığına işaret ediyor.

 

Savaş haberinin ardından piyasaların ilk refleksi ABD uzun vadeli tahvillerini almak değil satmak oldu.

Daha sonra tahvil alımları kısmen geri gelse de, hangi etkinin baskın çıkacağı henüz net değil.

Güvenli liman talebini sınırlayan önemli bir faktör, petrol fiyatları üzerinden oluşabilecek enflasyonist baskı.

TÜRKİYE'DE DE EKONOMİK YANSIMALAR BEKLENİYOR

Türkiye için etkilerin hem doğrudan hem dolaylı kanallardan gelmesi bekleniyor.

Doğrudan etki, enerji fiyatları üzerinden hissedilirken Türkiye'nin net enerji ithalatçısı bir ülke olduğu için petrol fiyatlarındaki artış cari açığı büyütmesi ve üretim maliyetleri üzerinden büyümeyi baskılaması öngörülüyor. 

FED'İN KARARLARI DOLAYLI YOLDAN TÜRKİYE'Yİ ETKİLİYOR

Dolaylı etki ise FED'in daha sıkı bir duruşa geçmesi ve küresel risk iştahı üzerinden geliyor. 

Riskten kaçış, gelişmekte olan ülkelere sermaye girişlerinin azalmasına ve kur üzerinde baskıya yol açabiliyorken Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın (TCMB) hafta sonu attığı adımlar tam da bu riskleri sınırlamaya yönelik. 

GEREKLİ ÖNLEMLER ALINIYOR

Türk lirası üzerindeki baskı arttığı zaman yapabileceğiniz tek şey TL'nin arzını kısmak ya da dolar arzını artırmaktır.

TCMB bir tarafta haftalık repo ihalelerini durdurarak politika faizini koridorun üst bandı olan %40'a çekerek 3 puanlık örtük bir faiz artışına gitti.

Böylelikle TL arzını azaltmış ve TL fiyatını yükseltmiş oldu.

Diğer taraftan TL uzlaşmalı vadeli döviz satışları yapılarak öngörülebilen döviz ihtiyacını azaltacak önlemler alındı.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —