Van Gölü Canavarı, yıllardır hem Vanlıların hem de kamuoyunun merakını cezbeden gizemli bir efsane olarak varlığını koruyor. Kimi zaman görgü tanıklarının anlatımlarıyla, kimi zaman da basına yansıyan görüntülerle gündeme gelen bu iddiaların geçmişi sanılandan çok daha eskiye dayanıyor.
Van Gölü Canavarı'na dair bilinen ilk yazılı kayıt, Osmanlı döneminde 1889 yılında Van'da görev yapan bir yöneticinin raporunda yer aldı. Raporda, gölde olağan dışı bir hareketlilik yaşandığı, büyük bir cismin su yüzeyinde görüldüğü ve kayıkların sarsıldığına dair ifadeler bulunuyor. Bu kayıt, efsanenin yalnızca söylentilerden ibaret olmadığını, tarihsel belgelerde de izinin bulunduğunu gösteriyor.
Bununla birlikte Van ve çevresinde yaşayan Kürt, Ermeni ve Süryani toplulukların sözlü anlatılarında, gölde yaşayan büyük bir varlığa dair hikâyelerin yüzyıllar öncesinden aktarıldığı biliniyor. Bu anlatılarda canavar; kimi zaman gölü koruyan bir varlık, kimi zaman ise geceleri ortaya çıkan gizemli bir siluet olarak betimleniyor.

Van Gölü Canavarı'nın geniş kitlelerce tanınması ise 1990'lı yıllarda oldu. Gazeteci ve araştırmacı Tahsin Ceylan'ın yaptığı gözlemler ve kamuoyuna yansıyan açıklamalarla birlikte konu ulusal basında sıkça yer aldı. Televizyon programları ve belgesellerle Van Gölü Canavarı, Türkiye'nin "Nessie'si olarak anılmaya başladı.
Bilim insanları, Van Gölü'nün sodalı ve kapalı bir ekosistem olduğunu belirterek, bu büyüklükte bilinmeyen bir canlının iz bırakmadan yaşamasının zor olduğuna dikkat çekiyor. Görülen cisimlerin dalga hareketleri, balık sürüleri, gaz çıkışları ya da optik yanılsamalar olabileceği ifade ediliyor. Buna rağmen gölün derinliklerinin hâlâ tam olarak keşfedilmemiş olması, tartışmaları canlı tutuyor.
Bilimsel kanıtlar bulunmasa da Van Gölü Canavarı, bugün Van'ın kültürel belleğinde önemli bir yer tutuyor. Efsane, kentin tanıtımında, turizm anlatılarında ve yerel hafızada güçlü bir simge olarak varlığını sürdürüyor.
Van Gölü Canavarı, gerçekliği tartışılsa da 136 yıldır merakı, hayal gücünü ve anlatıları besleyen bir sembol olmaya devam ediyor.
KAYNAK:VANHABERTR