Uyarılara Karşı Alay ve Linç
Uyarılara Karşı Alay ve Linç
Düşünün ki bugün ülkesini seven, dünyada barış isteyen, bütün insanlığın hem dünyada iyi yaşamasını hem ahiretini kazanmasını dileyen bir uyarıcı çıkıyor. Tıpkı geçmişteki resuller gibi, sınır tanımayan kötülüklere karşı çok sarsıcı ikazlarda bulunuyor ve uyarılarına devam ediyor.
İçinde bulunduğumuz çağın en tehlikeli akımlarından biri olan LGBT gibi sapkın hareketler, aileleri ve gençleri ahlaki çöküşe, dejenerasyona sürüklüyor. “Ailenizi koruyun” uyarısı neden destek bulmuyor, neden birilerini bu kadar rahatsız ediyor?
Günümüzde bu tür sınır tanımazlıkları normalleştiren, teşvik eden topluluklar var. Bu fesat çıkarmak ve bozgunculuk değil de nedir?
Peki günümüzün taşkınlık eden kalabalıkları bu ciddi uyarı karşısında hatasını anlıyor mu? Hayır. Tıpkı geçmiştekiler gibi bugünün yozlaşmış toplumunun cevabı da alaycı ve dışlayıcı oluyor. Ahlakı savunan, temiz kalmaya çalışan insanları karalayarak, iftiralar atarak, çağdışıymış gibi muamele edip alay ediyorlar.
Hatta sırf bu temiz kalma çabalarından dolayı dürüst, omurgalı insanları sosyal mecralardan, çalışma ortamlarından mobbing ile linç etmeye, sürgün etmeye, susturmaya kalkışıyorlar. Yani: Ya bizim gibi her türlü fırıldaklığı, pisliği yapacaksın ya da canın cehenneme. Ya bizim istediğimiz gibi olacaksın ya da toprağın.
Günümüz insanı ölçüde ve tartıda hile yaparak bozgunculuk yapıyor. Tekelci ve bencil zihniyet, güvenin yok olduğu ekonomik krizlerin asıl sebebidir diyoruz; rahatsız oluyorlar.
Bozgunculuk ve taşkınlık yapanların sonu nasıl oldu, anlamak istemiyorlar.
Düşünün ki çıkıp uyarıyoruz: Modern dünyanın doymak bilmez hırs ve tüketim odaklı ekonomik sistemine karşı net bir çağrı yapıyoruz. Yalnızca Allah’a kul olun, parayı, makamı, gücü ilahlaştırmayın diyoruz. Ticari ahlaksızlığa, yolsuzluklara, emek sömürüsüne dikkat çekiyoruz. İnsanları ticarette dürüst olmaya, emeği ve eşyayı eksik değerlendirmemeye çağırıyoruz; bize düşman kesiliyorlar.
Dünyanın ekonomik dengesini haksız kazançla bozmamalarını, paranın belli zenginlerin arasında dönüp dolaştığını vurguluyoruz; yine kabul görmüyor. Manipülatif medya ve baskıcı güç odakları halkı aldatıyor, sahte vaatlerle kandırıyor diyoruz; sistemli şekilde çağdışı yöntemlerle karşılaşıyoruz.
Biz yazılarımızla, sözlerimizle uyarılarımızı yaparken, güç odakları toplumu dürüstlere karşı kışkırtmaya devam ediyor. Kendi propaganda araçlarıyla “devam ederseniz ziyana uğrarsınız” diye korku yayıyorlar.
Doğruluğu yalanlayan o kibirli, yolsuz insanlar; ahiretinizi de düşünün diye bir kez daha hatırlatayım istedim.
Çeteler, mafyalar, her türlü kötüler ve pislikler rahatsız oluyor diye biz hakikati anlatmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Bunu bilesiniz.









