Van Filistine Destek Platformu, Gazze’ye yönelik insanlık dışı ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Madleen gemisine destek vermek ve bu insani misyonu engellemek isteyenlere karşı duruş sergilemek için bir basın açıklaması yayımladı. Platform adına açıklamayı dönem başkanı Hayati Beyde okudu.
Açıklamada, Gazze halkının yıllardır gıda, ilaç, temiz su ve elektrik gibi temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığı, bölgedeki insani krizin her geçen gün daha da derinleştiği ifade edildi. Uluslararası hukuka aykırı olan bu ablukaya karşı tüm vicdan sahibi insanların tepki göstermesi gerektiği belirtildi. “Gazze halkı, yıllardır süren acımasız bir abluka altında temel yaşam haklarından mahrum bırakılmaktadır. Bu durum uluslararası hukuka aykırıdır ve derhal sona ermelidir” ifadelerine yer verildi.
Madleen gemisinin, sadece yardım malzemesi taşıyan bir araç değil, aynı zamanda ablukaya karşı çıkan milyonlarca insanın sesi olduğuna vurgu yapıldı. Açıklamada, geminin ilerleyişini durdurmak isteyen her türlü girişime karşı kararlılıkla mücadele edileceği bildirildi.
Platform, uluslararası hukukun temel ilkelerine uyulması ve Gazze ablukasının kaldırılması yönünde tüm taraflara çağrıda bulundu. Özellikle Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kurumların bu konuda daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiği ifade edildi. “Madleen gibi insani yardım misyonlarının engellenmesi, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve kabul edilemez” denildi.
Açıklamanın sonunda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da çağrıda bulunularak, artık sözlerin ve kınamaların ötesine geçilmesi gerektiği belirtildi: “Siz Kudüs’ü kırmızı çizgi olarak savunan, Gazze’ye düşen bombalar altında parçalanan çocuklara bigane kalmayan, Filistin’in yanında durmayı onur sayan bir devlet başkanısınız. Belli ki artık kınamalar yetmiyor. Somut adımlar atmanın vakti gelmedi mi?” denilerek Türkiye’nin daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiği dile getirildi.
Van Filistine Destek Platformu, açıklamasını “Madleen’in yolculuğu insanlık vicdanının yürüyüşüdür” sözleriyle tamamladı.
İşte yapılan basın açıklaması…
"Madleen Gemisi İçin Basın Açıklaması
Gazze ablukasını kırmak için yola çıkan Madleen gemisinin ilerleyişini durdurmak istemeye isteyenlere karşı basın açıklaması
Bugün burada, insanlık dışı Gazze ablukasını kırmak üzere yola çıkan Madleen gemisinin onurlu ilerleyişine tam destek verdiğimizi ve bu insani misyonu engellemek isteyen her türlü girişimin karşısında duracağımızı açıkça belirtmek için toplanmış bulunmaktayız.
Gazze halkı, yıllardır süren acımasız bir abluka altında temel yaşam haklarından mahrum bırakılmaktadır. Gıda, ilaç, temiz su ve elektrik gibi en temel ihtiyaçlara erişimleri kısıtlanmakta, bu durum bölgedeki insani krizi her geçen gün daha da derinleştirmektedir. Uluslararası hukuka aykırı olan bu abluka, vicdan sahibi her insanın tepkisini çekmeli ve bir an evvel son bulmalıdır.
Madleen gemisi, bu insanlık dramına sessiz kalmayarak, Gazze'ye umut ve dayanışma götürmek için yola çıkmıştır. Bu gemi, sadece yardım malzemesi değil, aynı zamanda ablukaya karşı çıkan milyonlarca insanın sesini de taşımaktadır. Madleen in yolculuğu, uluslararası toplumun Gazze'ye yönelik sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmakta ve ablukanın derhal kaldırılması çağrısını yinelemektedir.
Bu basın açıklamasıyla birlikte, Madleen gemisinin ilerleyişini durdurmak isteyen her türlü girişime karşı kararlılıkla duracağımızı vurgulamak istiyoruz.
Uluslararası hukuka saygı çağrısı yapıyoruz: Tüm tarafları, uluslararası hukukun temel prensiplerine uymaya ve Gazze ablukasını sonlandırmaya davet ediyoruz.
İnsani yardımın engellenmesine karşı çıkıyoruz: Madleen gibi insani yardım misyonlarının engellenmesi, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve kabul edilemez.
Uluslararası toplumu göreve çağırıyoruz: Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, uluslararası kurumları ve devletleri, Gazze'deki insani krizin çözümü için daha aktif rol almaya ve ablukanın kaldırılması yönünde somut adımlar atmaya çağırıyoruz. Bu çağrılarımızın vicdanlarda karşılık bulduğunu fakat devletler nezdinde bir karşılığının olmadığını da biliyoruz. Özelde ise yöneticilerimize özellikle Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz.
“Siz Kudüs’ü kırmızı çizgi olarak savunan, Gazze’ye düşen bombalar altında parçalanan çocuklara bigane kalmayan, her fırsatta Filistin’in, Hamasın yanında durmayı bir onur meselesi bilen bir devlet başkanısınız. Belli ki artık kınamalar konuşmalar yetmiyor. Somut adımlar atmanın vakti gelmedi mi?"