OLMADI SAYIN BAŞBAKAN, BU HİÇ OLMADI…
Bir kent nasıl umutsuzluğa düşer, nasıl hayallerini yitirir, nasıl üst üste acılar çeker ve geleceğini arar? Garip memleketim Van, yıllardır ama en çok da son bir yıldır bunları yaşıyor.
Öyleki umut bağladıkları da fos çıkınca, tam da çaresizliğin esaretini yaşıyor.
Ak Parti İl Kongresi öncesi Başbakan Van’a gelecekti, umutlar, bir genç kızın çeyizi gibi gecelerin sessizliğince nakış nakış işlenmişti. Herkes çektiği acının, ıstırabın, yaşadığı sefaletin az olsa biteceğine dair iyimser düşler kurmuştu. Çünkü illerine Başbakan gelecekti… Ve Başbakan geldi... Sanki Başbakan Erdoğan iki büyük deprem yaşamış Van’a değil de hiçbir sorunu olmayan bir kente gelmiş ve tek sorunu BDP olan ve onları bundan kurtarmak için adeta savaşa çıkmış bir havadaydı.
Van’a deprem sürecinde neler yapıldığını anlattı, daha doğrusu eline tutuşturulan kâğıttan okudu. Verdiği rakamlar inanılmazdı. Ben diyorum ki, Başbakan’ın verdiği rakamlar kesinlikle yanlış bilgilendirildiğinin açık resmidir. Epeyce zamandır ve ısrarla söylüyorum; “Sayın Erdoğan Van hakkında yanlış bilgilendiriliyor”. Verdiği rakamlar ve bilgiler yanlış. O inanılmaz rakamlar nerelere, nasıl harcandı? Bunlar yerelde Van halkı ile kalem kalem paylaşılmalı. Verilen rakamlarla Van yıkılır, yeniden bir Van inşa edilirdi.
Ayrıca Sayın Başbakan, Van’da her şey süt limanmış, her yer güllük gülistanlıkmış, bu zavallı ilin hiçbir sorunu yokmuş gibi çok rahat ifadelerde bulundu. Bu, çok değil bundan birkaç yıl önceki Erdoğan’ın resmi değildi. Hem perspektif hem de vizyon olarak acınacak bir manzara arz ediyordu. Yorgun, öfkeli ve aşağılayıcı bir üslupla konuşuyordu. Bir dünya liderinin, bu ülkede taraflı-tarafsız her kesimin saygıyla anacağı bir babayiğidin, yani Erdoğan’ın nasıl harcandığını, yanlış bilgilerle yönlendirildiğini görmek acı veriyor insana. Sanki iki büyük depremi Van değil de Başbakan Erdoğan yaşamıştı. İktidarın bumerang etkisi görülüyordu Başbakan’da.
Sayın Başbakan bundan sonra Van için neler yapacağını, nelerin yapılması gerektiğini, burada hayatın ne kadar zorlaştığını, bu acılı insanların ondan yüreklerine su serpecek müjdeler almak için o stadyuma toplandığını, herkesin bunun için onun ağzının içine baktığını maalesef görmedi. Görmek de istemedi hatta görecek hali olduğunu da sanmıyorum. Konuşmasının büyük bölümünü BDP ve PKK üzerinden yürütmesi ve ayrıca çok sert tonlamalarla konuşması bir gerilim ortamının oluşmasına neden oldu.
Öyle ki bunun ertesi günü, adeta misilleme boyutunda atış poligonuna PKK tarafından mayınlı saldırı düzenlendi. Onbeş genç polis memuru yaralandı. Yani bu ildeki huzursuzluk had safhada. 90’lı yıllara neredeyse geri dönmüş durumdayız. Yollar kesiliyor, araçlar yakılıyor, insanlar kaçırılıyor, nerdeyse herkes teyakkuzda. Yerelde yetki verilenler hem ciddiye alınıp kulak verilmiyor hem de doğru bilgilenmek için gereken yapılmıyor. Her şey Ankara’dan görüldüğü gibi değil. Vallahi de değil, billahi de değil.
Sayın Başbakan huzurun siyasetini bir tarafa bırakmış çözümsüzlük üzerinde ısrar ediyor. Bunun için diyorum ki burada siyaset yapmadığı, Van’ı bilmediği anlamadığı her halinden belli. Van’dan size sesleniyorum, yanlış bilgilendiriliyorsunuz Sayın Erdoğan. Siz bu değildiniz, kendini tekrar eden konuşmalarınız, her yerde aynı ifade ve kalıplarla konuşmalarınız bir kısır döngü içinde olduğunuzu gösteriyor artık, tutmuyor. Hiç bu kadar sönük görmedim sizi. Hiç bu kadar bezgin ve saldırgan değildiniz. Hiç bu kadar konuştuğu kitlenin gerçekliğine yabancı, göz temasından bile bir şey anlayamaz, kitlenin beklenti ve heyecanından etkilenmeyen derecede dalgın olmamıştınız. Ne kadar yorulup yıprandığınızı, huzursuzluğunuzu, hala önünüzün kesilmeye çalışıldığını, etrafınızın sizin tabiatınıza uygun olmayan karakterlerce örüldüğünü v.s.. farkındayım,anlıyorum Enerjinizin uçup gittiğini görmek aynı zamanda size umut bağlayanların umudunun da uçup gitmesidir, buna hakkınız yok. Hem gereken enerjiyi bu halktan almıyor musunuz ki bu halkın umutlarını şeffaf olmayan uzlaşmalara terk ediyorsunuz. O kadar boş açıklamalar yaptınız ki, inanın ki kimse etkilenmiyordu. Siz ki beden dilinizle, yürüyüşünüzle insanları etkilerdiniz. Üç dönem bu gücünüz ve enerjinizle iktidara getirdi halk sizi. Ne oldu bir anda, hakikaten sizi bu hale kimler getirdi?
Van konuşmanızda kendinden bıkmış bir haldeydiniz. Van’ın yarını ne olacak diye bu halk sizden müjdeler bekliyordu. Deprem kaynaklı sorunlar ilk günden daha fazla, öbek öbek birikmiş, bir çığ gibi duruyor Sayın Başbakan. Size Van’ın bu zor halini nasıl anlatmazlar? Siz nasıl bunları görmez ve bu beklentilerle o sıcakta önünüzde biriken bu insanlardan nasıl esirgersiniz size oy veren bu insanların umutlu bekleyişlerinin hakkını? Halk işsiz kalmış, depremin yaraları gün geçtikçe yeni yeni sorunlarla beslenerek ve farklılaşarak büyüyor. Yarına dair söyleyecek hiçbir şey yok muydu?
Şunu unutmayın Sayın Başbakan, Ak Parti mi kazanmış BDP mi kazanmış, iktidar olmuş, Van’da inanın kimsenin aklında ve umurunda değil. Herkes şu anda Van’da yaşam derdinde. İnsanlar, aileler perişanlık içinde. Van’da esnafın, tüccarın müteahhidin, halkın somut sorunları var. Sıcak para dönmüyor, esnaf tüccar borçlarını ödeyemiyor. Kimse siyaseti düşünecek durumda değil.
Umarım kendinizi bir kez daha gözden geçirir, ön yargılarınızı bir tarafa bırakır, ilk çıkışınızdaki “Erdoğan” olursunuz. Bu ülkenin asıl öncelikli sorunlarını çözersiniz. Kürt Sorunu’ndan kaynaklı ve adını ne koyarsanız koyun, sorunları ve son günlerdeki şiddet sarmalını sona erdirirsiniz. Sizin ifadenizle “anaları ağlatma”zsınız. Halka ilk süreçteki gibi güven verirsiniz.
***
Sayın Abdullah ARAS Ak Parti İl Başkanı seçildi. Tanıdığım, güvendiğim biri, hırsızlığa yolsuzluğa bulaşacağını sanmıyorum. Daha önce İl Başkanlığı’na atanarak gelmişti, yani kendi ekibini kuramamıştı. Şimdi böyle bir bahanesi de yok, delegelerin büyük çoğunluğunun oyunu alarak sorumluluğu artmıştır. Bu ilde nelerin olup bittiğini biliyor, kurumlardaki kirli ilişkilerin de farkında sanırım. Önceki yazılarımda ‘bir il başkanı nasıl olmalı’ yazılarımı da okumasını rica ediyorum, kendisine faydası olacağını umut ediyorum.
Burada Genel Başkanının temsilcisi olduğunun bilinciyle, kendini ezdirmeden hareket etmeli. Teşkilatının da arkasında durarak destek vermesi şartıyla. Kendi ekibi çünkü. A. Hekim KARABIYIK da tanıdığım bir insan, dürüstlüğünden dolayı önü çok kesildi. Diğer arkadaşlarıyla birlikte samimi olurlarsa bu memlekete iyi işler yapar ve yaptırabilirler. Ayrıca değinmeden geçemeyeceğim: Ak Parti İl Başkan Adayı olan Nayif Şabu’ya kongrede söz hakkı verilmemesi, demokrasi ile hiç de bağdaşmayacak bir durumdu. Yani hiç hoş ve şık durmadı.
Eğer Vali, Belediye Başkanı, İl Başkanları başarılı olur, doğru işler yaparlarsa; bunun karşılığını Van halkı alacaktır, aksi halde problem yaşamaya devam edeceğiz.






